Hakkında A Monster Calls
J.A. Bayona'nın yönettiği 2016 yapımı 'A Monster Calls', fantastik unsurları derin bir duygusal dramla harmanlayan unutulmaz bir film. Hikaye, annesinin ciddi bir hastalıkla savaştığı zorlu bir dönemden geçen 12 yaşındaki Conor O'Malley'in etrafında dönüyor. Okulda zorbalığa maruz kalan ve iç dünyasında büyük bir fırtına yaşayan Conor, bir gece yarısı bahçesindeki kadim porsuk ağacının devasa bir canavara dönüşmesiyle hayatı değişir. Bu gizemli varlık, Conor'a üç hikaye anlatacağını ve karşılığında onun da dördüncü, en gerçek hikayesini anlatmasını ister.
Film, görsel olarak büyüleyici. Canavarın ağaçtan yaratılışı ve anlatılan hikayelerdeki su, mürekkep efektiyle birleşen animasyon sekanslar, izleyiciyi adeta bir masal kitabının içine çekiyor. Lewis MacDougall, Conor rolünde inanılmaz bir olgunluk ve duygu derinliği sergiliyor. Felicity Jones, hasta anne rolüyle yürek burkarken, Sigourney Weaver büyükanne ve Liam Neeson da canavarın sesiyle filme ağırlık ve otorite katıyor.
'A Monster Calls', basit bir fantastik macera değil; kayıp, öfke, kabul ve nihayetinde insan olmanın karmaşık duyguları üzerine derinlemesine düşünen bir başyapıt. Özellikle üzüntü ve kızgınlık gibi 'kabul edilmesi zor' duyguları işleme biçimi, hem genç hem de yetişkin izleyicilere hitap ediyor. Patrick Ness'in kendi romanından senaryosunu uyarladığı film, izleyiciyi hem gözyaşlarına boğacak hem de içsel bir arınma hissi yaşatacak güçte. Görsel zenginliği, güçlü oyunculukları ve evrensel temasıyla, duygusal bir yolculuğa hazır olan herkesin mutlaka izlemesi gereken bir film.
Film, görsel olarak büyüleyici. Canavarın ağaçtan yaratılışı ve anlatılan hikayelerdeki su, mürekkep efektiyle birleşen animasyon sekanslar, izleyiciyi adeta bir masal kitabının içine çekiyor. Lewis MacDougall, Conor rolünde inanılmaz bir olgunluk ve duygu derinliği sergiliyor. Felicity Jones, hasta anne rolüyle yürek burkarken, Sigourney Weaver büyükanne ve Liam Neeson da canavarın sesiyle filme ağırlık ve otorite katıyor.
'A Monster Calls', basit bir fantastik macera değil; kayıp, öfke, kabul ve nihayetinde insan olmanın karmaşık duyguları üzerine derinlemesine düşünen bir başyapıt. Özellikle üzüntü ve kızgınlık gibi 'kabul edilmesi zor' duyguları işleme biçimi, hem genç hem de yetişkin izleyicilere hitap ediyor. Patrick Ness'in kendi romanından senaryosunu uyarladığı film, izleyiciyi hem gözyaşlarına boğacak hem de içsel bir arınma hissi yaşatacak güçte. Görsel zenginliği, güçlü oyunculukları ve evrensel temasıyla, duygusal bir yolculuğa hazır olan herkesin mutlaka izlemesi gereken bir film.

















